LOGO
  Anasayfa   Kayıt Ol      Üye Listesi      Arama    Yardım        Skins    Giriş 

     FERASET - BILGI PAYLASIM PLATFORMU
      Kilitli Forumİslam
            Kilitli ForumKur'an-ı Kerim
Damla Etiket Üretimi

 

Mesaj icon Konu: Yüce Kitabımız KUR'AN-I KERİM(Türkçe Meal
Sayfa   95 Sonraki >> Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Yazar Mesaj
medahms
Moderatör
Moderatör
Simge
Üye Bilgileri  
Kayıt Tarihi: 22-Mayıs-2007
Kullanıcı No.: 365
Mesajlar: 12670
Üye Durumu:

Teşekkür Bilgileri 
Hak Puan : 5526
Kidem : 78
OrtalamaHak : % 84
Irtibar :604

Alıntı medahms Cevaplabullet Konu: Yüce Kitabımız KUR'AN-I KERİM(Türkçe Meal
    Gönderim Zamanı: 22-Mayıs-2007 Saat 22:05
 
S.A..

yüce Kitabımız KUR'AN-I KERİM(Türkçe Mealinde) HATİM..


.Sevgili müslüman kardeşlerim herkes her gün elinden geldiğince ( beşer adet ayet yazalım)...şimdiden hatime katılan tüm kardeşlerimizin gönüllerindeki muratlarına yayırla birlikte kavuşmalarını iki cihanda senin nurunla pür nur olmalarını nasip eyle ALLAH'IM Peygamber efendimiz Hz. Muhammed Mustafa ile beraber cennette de komşu olmayı nasip eyle ya Rabbi! varsa bütün sıkıntılarını sen gider ya Rabbi! hiçbir gölgenin olmadığı o dehşetli hesap gününde senin gölgenin altında bulunmayı nasip eyle ALLAH'IM ......NOT:(Lütfen ziyaret eden sevgili kardeşlerim yorum yazmayalımki güzellik bozulmasın buraya yazmak isteyen herkezi bekleriz.(ALLAH YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN...)
 

Düzenleyen medahms - 22-Mayıs-2007 Saat 22:05
IP
medahms
Moderatör
Moderatör
Simge
Üye Bilgileri  
Kayıt Tarihi: 22-Mayıs-2007
Kullanıcı No.: 365
Mesajlar: 12670
Üye Durumu:

Teşekkür Bilgileri 
Hak Puan : 5526
Kidem : 78
OrtalamaHak : % 84
Irtibar :604

Alıntı medahms Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 22-Mayıs-2007 Saat 22:06
 
1-el-FÂTIHA

Müddesir sûresinden sonra Mekke'de inmiştir. 7 (yedi) âyettir. Kur'an'in ilk sûresi olduğu için açış yapan, açan manasına "Fâtiha" denilmiştir. Diğer adları şunlardır: Ana kitap manasina "Ümmü'l-Kitâp" dinin asıllarını ihtiva eden manasına "el-Esâs", ana hatlarıyla İslâm'i anlattığı için "el-Vâfiye" ve "el-Seb'u'l-Mesânî", birçok esrarı taşıdığı için "el-Kenz". Peygamberimiz "Fâtiha'yi okumayanın namazı olmaz" buyurmustur. Onun için, Fâtiha, namazların her rekâtinda okunur. Manası itibariyle Fâtiha, en büyük dua ve münâcâttir. Kulluğun yalnız Allah'a yapılacağı, desteğın yalnızca Allah'tan geldığı, doğru yola varmanın da doğru yoldan sapmanın da Allah'in iradesine dayandigi, çünkü hayri da serri de yaratanin Allah oldugu hususlari bu sûrede ifadesini bulmustur. Kur'an, insanliga dogru yolu göstermek için indirilmistir. Kur'an'in ihtiva ettigi esaslar ana hatlari ile Fâtiha'da vardir. Zira Fâtiha'da, övgüye, ta'zime ve ibadete lâyik bir tek Allah'in varligi, O'nun hakimiyeti, O'ndan baska dayanilacak bir güç bulunmadigi anlatilir ve dogru yola gitme, iyi insan olma dileginde bulunulur.Hicretten önce nazil olmustur.

7 ayettir.



  1. بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمـَنِ الرَّحِيمِ
  2. الْحَمْدُ للّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
  3. الرَّحْمـنِ الرَّحِيمِ
  4. مَـالِكِ يَوْمِ الدِّينِ
  5. إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ
  6. اهدِنَــــا الصِّرَاطَ المُستَقِيمَ
  7. صِرَاطَ الَّذِينَ أَنعَمتَ عَلَيهِمْ غَيرِ المَغضُوبِ عَلَيهِمْ وَلاَ الضَّالِّينَ






1. Rahmân (ve) rahîm (olan) Allah'in adiyla.

2. Hamd (övme ve övülme), âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.

3. O, rahmândir ve rahîmdir.

4. Ceza gününün mâlikidir.

5. (Rabbimiz!) Ancak sana kulluk ederiz ve yalniz senden medet umariz.

6. Bize dogru yolu göster.

7. Kendilerine lütuf ve ikramda bulundugun kimselerin yolunu; gazaba ugramislarin ve sapmislarin yolunu degil!
IP
medahms
Moderatör
Moderatör
Simge
Üye Bilgileri  
Kayıt Tarihi: 22-Mayıs-2007
Kullanıcı No.: 365
Mesajlar: 12670
Üye Durumu:

Teşekkür Bilgileri 
Hak Puan : 5526
Kidem : 78
OrtalamaHak : % 84
Irtibar :604

Alıntı medahms Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 22-Mayıs-2007 Saat 22:07
   
2-el-BAKARA

Medine'de inmistir. 286 (ikiyüzseksenalti) âyettir. Kur'an'in en uzun sûresidir. Adini, 67-71. âyetlerde yahudilere kesmeleri emredilen sigirdan alir. Yalniz 281. âyeti Veda Haccinda Mekke'de inmistir. Inanca, ahlâka ve hayat nizamina dair hükümlerin önemli bir kismi bu sûrede yer almistir.Hicretten sonra nazil olmustur. 286 ayettir.


بسم الله الرحمن الرحيم
  1. الم
  2. ذَلِكَ الْكِتَابُ لاَ رَيْبَ فِيهِ هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ
  3. الَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُقِيمُونَ الصَّلاةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنفِقُونَ
  4. والَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِمَا أُنزِلَ إِلَيْكَ وَمَا أُنزِلَ مِن قَبْلِكَ وَبِالآخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ
  5. أُوْلَـئِكَ عَلَى هُدًى مِّن رَّبِّهِمْ وَأُوْلَـئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ




1. Elif. Lâm. MÎm.

2. O kitap (Kur'an); onda asla süphe yoktur. O, müttakîler (sakinanlar ve arinmak isteyenler) için bir yol göstericidir.

3. Onlar gayba inanirlar, namaz kilarlar, kendilerine verdigimiz mallardan Allah yolunda harcarlar.

4. Yine onlar, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler; ahiret gününe de kesinkes inanirlar.

5. Iste onlar, Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler ve kurtulusa erenler de ancak onlardir.


Düzenleyen medahms - 22-Mayıs-2007 Saat 22:08
IP
medahms
Moderatör
Moderatör
Simge
Üye Bilgileri  
Kayıt Tarihi: 22-Mayıs-2007
Kullanıcı No.: 365
Mesajlar: 12670
Üye Durumu:

Teşekkür Bilgileri 
Hak Puan : 5526
Kidem : 78
OrtalamaHak : % 84
Irtibar :604

Alıntı medahms Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 22-Mayıs-2007 Saat 22:08
 
  1. إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُواْ سَوَاءٌ عَلَيْهِمْ أَأَنذَرْتَهُمْ أَمْ لَمْ تُنذِرْهُمْ لاَ يُؤْمِنُونَ
  2. خَتَمَ اللّهُ عَلَى قُلُوبِهمْ وَعَلَى سَمْعِهِمْ وَعَلَى أَبْصَارِهِمْ غِشَاوَةٌ وَلَهُمْ عَذَابٌ عظِيمٌ
  3. وَمِنَ النَّاسِ مَن يَقُولُ آمَنَّا بِاللّهِ وَبِالْيَوْمِ الآخِرِ وَمَا هُم بِمُؤْمِنِينَ
  4. يُخَادِعُونَ اللّهَ وَالَّذِينَ آمَنُوا وَمَا يَخْدَعُونَ إِلاَّ أَنفُسَهُم وَمَا يَشْعُرُونَ
  5. فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٌ فَزَادَهُمُ اللّهُ مَرَضاً وَلَهُم عَذَابٌ أَلِيمٌ بِمَا كَانُوا يَكْذِبُونَ

6. Gerçek su ki, kâfir olanlari (azap ile) korkutsan da korkutmasan da onlar için birdir; iman etmezler.
7. Allah onlarin kalplerini ve kulaklarini mühürlemistir. Onlarin gözlerine de bir çesit perde gerilmistir ve onlar için (dünya ve ahirette) büyük bir azap vardir.
8. Insanlardan bazilari da vardir ki, inanmadiklari halde "Allah'a ve ahiret gününe inandik" derler.
9. Onlar (kendi akillarinca) güya Allah'i ve müminleri aldatirlar. Halbuki onlar ancak kendilerini aldatirlar ve bunun farkinda degillerdir.
10. Onlarin kalblerinde bir hastalik vardir. Allah da onlarin hastaligini çogaltmistir. Söylemekte olduklari yalanlar sebebiyle de onlar için elîm bir azap vardir.
IP
medahms
Moderatör
Moderatör
Simge
Üye Bilgileri  
Kayıt Tarihi: 22-Mayıs-2007
Kullanıcı No.: 365
Mesajlar: 12670
Üye Durumu:

Teşekkür Bilgileri 
Hak Puan : 5526
Kidem : 78
OrtalamaHak : % 84
Irtibar :604

Alıntı medahms Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 23-Mayıs-2007 Saat 17:35
 
  1. وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ لاَ تُفْسِدُواْ فِي الأَرْضِ قَالُواْ إِنَّمَا نَحْنُ مُصْلِحُونَ
  2. أَلا إِنَّهُمْ هُمُ الْمُفْسِدُونَ وَلَـكِن لاَّ يَشْعُرُونَ
  3. وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ آمِنُواْ كَمَا آمَنَ النَّاسُ قَالُواْ أَنُؤْمِنُ كَمَا آمَنَ السُّفَهَاء أَلا إِنَّهُمْ هُمُ السُّفَهَاء وَلَـكِن لاَّ يَعْلَمُونَ
  4. وَإِذَا لَقُواْ الَّذِينَ آمَنُواْ قَالُواْ آمَنَّا وَإِذَا خَلَوْاْ إِلَى شَيَاطِينِهِمْ قَالُواْ إِنَّا مَعَكْمْ إِنَّمَا نَحْنُ مُسْتَهْزِؤُونَ
  5. اللّهُ يَسْتَهْزِىءُ بِهِمْ وَيَمُدُّهُمْ فِي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ


11. Onlara: Yeryüzünde fesat çikarmayin, denildigi zaman, "Biz ancak islah edicileriz" derler.
12. Sunu bilin ki, onlar bozguncularin ta kendileridir, lâkin anlamazlar.
13. Onlara: Insanlarin iman ettigi gibi siz de iman edin, denildigi vakit "Biz hiç, sefihlerin (akilsiz ve ahmak kisilerin) iman ettikleri gibi iman eder miyiz!" derler. Biliniz ki, sefihler ancak kendileridir, fakat bunu bilmezler (veya bilmezlikten gelirler).
14. (Bu münafiklar) müminlerle karsilastiklari vakit "(Biz de) iman ettik" derler. (Kendilerini saptiran) seytanlari ile basbasa kaldiklarinda ise: Biz sizinle beraberiz, biz onlarla (müminlerle) sadece alay ediyoruz, derler.
15. Gerçekte, Allah onlarla istihza (alay) eder de azginliklarinda onlara firsat verir, bu yüzden onlar bir müddet basibos dolasirlar.
IP
medahms
Moderatör
Moderatör
Simge
Üye Bilgileri  
Kayıt Tarihi: 22-Mayıs-2007
Kullanıcı No.: 365
Mesajlar: 12670
Üye Durumu:

Teşekkür Bilgileri 
Hak Puan : 5526
Kidem : 78
OrtalamaHak : % 84
Irtibar :604

Alıntı medahms Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 02-Haziran-2007 Saat 10:07
 
  1. أُوْلَـئِكَ الَّذِينَ اشْتَرُوُاْ الضَّلاَلَةَ بِالْهُدَى فَمَا رَبِحَت تِّجَارَتُهُمْ وَمَا كَانُواْ مُهْتَدِينَ
  2. مَثَلُهُمْ كَمَثَلِ الَّذِي اسْتَوْقَدَ نَاراً فَلَمَّا أَضَاءتْ مَا حَوْلَهُ ذَهَبَ اللّهُ بِنُورِهِمْ وَتَرَكَهُمْ فِي ظُلُمَاتٍ لاَّ يُبْصِرُونَ
  3. صُمٌّ بُكْمٌ عُمْيٌ فَهُمْ لاَ يَرْجِعُونَ
  4. أَوْ كَصَيِّبٍ مِّنَ السَّمَاء فِيهِ ظُلُمَاتٌ وَرَعْدٌ وَبَرْقٌ يَجْعَلُونَ أَصْابِعَهُمْ فِي آذَانِهِم مِّنَ الصَّوَاعِقِ حَذَرَ الْمَوْتِ واللّهُ مُحِيطٌ بِالْكافِرِينَ
  5. يَكَادُ الْبَرْقُ يَخْطَفُ أَبْصَارَهُمْ كُلَّمَا أَضَاء لَهُم مَّشَوْاْ فِيهِ وَإِذَا أَظْلَمَ عَلَيْهِمْ قَامُواْ وَلَوْ شَاء اللّهُ لَذَهَبَ بِسَمْعِهِمْ وَأَبْصَارِهِمْ إِنَّ اللَّه عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

16. Iste onlar, hidayete karsilik dalâleti satin alanlardir. Ancak onlarin bu ticareti kazançli olmamis ve kendileri de dogru yola girememislerdir.

17. Onlarin (münafiklarin) durumu, (karanlik gecede) bir ates yakan kimse misalidir. O ates yanip da etrafini aydinlattigi anda Allah, hemen onlarin aydinligini giderir ve onlari karanliklar içinde birakir; (artik hiçbir seyi) görmezler.

18. Onlar sagirlar, dilsizler ve körlerdir. Bu sebeple onlar geri dönemezler.

19. Yahut (onlarin durumu), gökten saganak halinde bosanan, içinde yogun karanliklar, gürültü ve yildirimlar bulunan yagmur(a tutulmus kimselerin durumu) gibidir. O münafiklar yildirimlardan gelecek ölüm korkusuyla parmaklarini kulaklarina tikarlar. Halbuki Allah, kâfirleri çepeçevre kusatmistir.

20. (O esnada) simsek sanki gözlerini çikaracakmis gibi çakar, onlar için etrafi aydinlatinca orada birazcik yürürler, karanlik üzerlerine çökünce de olduklari yerde kalirlar. Allah dileseydi elbette onlarin kulaklarini sagir, gözlerini kör ederdi. Allah süphesiz her seye kadirdir.
IP
bademlikgülü
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge
Üye Bilgileri  
Kayıt Tarihi: 30-Mayıs-2007
Konum: İstanbul
Kullanıcı No.: 456
Mesajlar: 21
Üye Durumu:

Teşekkür Bilgileri 
Hak Puan : 0
Kidem : 5
OrtalamaHak : % 0
Irtibar :0

Alıntı bademlikgülü Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 10-Haziran-2007 Saat 21:45
 

21. Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk ediniz. Umulur ki, böylece korunmuş (Allah'ın azabından kendinizi kurtarmış) olursunuz.

22. O Rab ki, yeri sizin için bir döşek, göğü de (kubbemsi) bir tavan yaptı. Gökten su indirerek onunla, size besin olsun diye (yerden) çeşitli ürünler çıkardı. Artık bunu bile bile Allah'a şirk koşmayın.

23. Eğer kulumuza indirdiklerimizden herhangi bir şüpheye düşüyorsanız, haydi onun benzeri bir sûre getirin, eğer iddianızda doğru iseniz Allah'tan gayri şahitlerinizi (yardımcılarınızı) da çağırın.

24. Bunu yapamazsanız -ki elbette yapamayacaksınız- yakıtı, insan ve taş olan cehennem ateşinden sakının. Çünkü o ateş kâfirler için hazırlanmıştır.

25. İman edip iyi davranışlarda bulunanlara, içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele! O cennetlerdeki bir meyveden kendilerine rızık olarak yedirildikçe: Bundan önce dünyada bize verilenlerdendir bu, derler. Bu rızıklar onlara (bazı yönlerden dünyadakine) benzer olarak verilmiştir. Onlar için cennette tertemiz eşler de vardır. Ve onlar orada ebedî kalıcılardır.

HAYATA YILLAR EKLEDİK,YILLARA HAYAT EKLEYEMEDİK
IP
nazge
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge
Üye Bilgileri  
Kayıt Tarihi: 08-Ağustos-2007
Konum: Bursa
Kullanıcı No.: 1926
Mesajlar: 138
Üye Durumu:

Teşekkür Bilgileri 
Hak Puan : 80
Kidem : 13
OrtalamaHak : % 1
Irtibar :9

Alıntı nazge Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 23-Ağustos-2007 Saat 09:17
   s.a.     bismillahirrahmanirrahim
 

25. İman edip iyi davranışlarda bulunanlara, içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele! O cennetlerdeki bir meyveden kendilerine rızık olarak yedirildikçe: Bundan önce dünyada bize verilenlerdendir bu, derler. Bu rızıklar onlara (bazı yönlerden dünyadakine) benzer olarak verilmiştir. Onlar için cennette tertemiz eşler de vardır. Ve onlar orada ebedî kalıcılardır.

26. Şüphesiz Allah (hakkı açıklamak için) sivrisinek ve onun da ötesinde bir varlığı misal getirmekten çekinmez. İman etmişlere gelince, onlar böyle misallerin Rablerinden gelen hak ve gerçek olduğunu bilirler. Kâfir olanlara gelince: Allah böyle misal vermekle ne murat eder? derler. Allah onunla birçok kimseyi saptırır, birçoklarını da doğru yola yöneltir. Verdiği misallerle Allah ancak fâsıkları saptırır (çünkü bunlar birer imtihandır).

27. Onlar öyle (fâsıklar) ki, kesin söz verdikten sonra sözlerinden dönerler. Allah'ın ziyaret edilip hal ve hatırının sorulmasını istediği kimseleri ziyaretten vazgeçerler ve yeryüzünde fitne ve fesat çıkarırlar. İşte onlar gerçekten zarara uğrayanlardır.

28. Ey kâfirler! Siz ölü iken sizi dirilten (dünyaya getirip hayat veren) Allah'ı nasıl inkâr ediyorsunuz? Sonra sizi öldürecek, tekrar sizi diriltecek ve sonunda O'na döndürüleceksiniz.

29. O, yerde ne varsa hepsini sizin için yarattı. Sonra (kendine has bir şekilde) semaya yöneldi, onu yedi kat olarak yaratıp düzenledi (tanzim etti). O, her şeyi hakkıyla bilendir.

30. Hatırla ki Rabbin meleklere: Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım, dedi. Onlar: Bizler hamdinle seni tesbih ve seni takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek insanı mı halife kılıyorsun? dediler. Allah da onlara: Sizin bilemiyeceğinizi herhalde ben bilirim, dedi.

IP
nazge
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge
Üye Bilgileri  
Kayıt Tarihi: 08-Ağustos-2007
Konum: Bursa
Kullanıcı No.: 1926
Mesajlar: 138
Üye Durumu:

Teşekkür Bilgileri 
Hak Puan : 80
Kidem : 13
OrtalamaHak : % 1
Irtibar :9

Alıntı nazge Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 23-Ağustos-2007 Saat 09:25
   s.a   bismillaherrahmanirrahim
 
31. Allah Adem'e bütün isimleri, öğretti. Sonra onları önce meleklere arzedip: Eğer siz sözünüzde sadık iseniz, şunların isimlerini bana bildirin, dedi.

32. Melekler: Yâ Rab! Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz, senin bize öğrettiklerinden başka bizim bilgimiz yoktur. Şüphesiz alîm ve hakîm olan ancak sensin, dediler.

33. (Bunun üzerine: ) Ey Âdem ! Eşyanın isimlerini meleklere anlat, dedi. Adem onların isimlerini onlara anlatınca: Ben size, muhakkak semâvat ve arzda görülmeyenleri (oralardaki sırları) bilirim. Bundan da öte, gizli ve açık yapmakta olduklarınızı da bilirim, dememiş miydim? dedi.

34. Hani biz meleklere (ve cinlere): Âdem'e secde edin, demiştik. İblis hariç hepsi secde ettiler. O yüz çevirdi ve büyüklük tasladı, böylece kâfirlerden oldu.

35. Biz: Ey Âdem! Sen ve eşin (Havva) beraberce cennete yerleşin; orada kolaylıkla istediğiniz zaman her yerde cennet nimetlerinden yeyin; sadece şu ağaca yaklaşmayın. Eğer bu ağaçtan yerseniz her ikiniz de kendine kötülük eden zalimlerden olursunuz, dedik.

36. Şeytan onların ayaklarını kaydırıp haddi tecavüz ettirdi ve içinde bulundukları (cennetten) onları çıkardı. Bunun üzerine: Bir kısmınız diğerine düşman olarak ininiz, sizin için yeryüzünde barınak ve belli bir zamana dek yaşamak vardır, dedik.
 
----diyanet meali---
IP
nazge
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge
Üye Bilgileri  
Kayıt Tarihi: 08-Ağustos-2007
Konum: Bursa
Kullanıcı No.: 1926
Mesajlar: 138
Üye Durumu:

Teşekkür Bilgileri 
Hak Puan : 80
Kidem : 13
OrtalamaHak : % 1
Irtibar :9

Alıntı nazge Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 24-Ağustos-2007 Saat 08:58
 s.a  bismillahirrahmanirrahim
 

37. Bu durum devam ederken Âdem, Rabbinden bir takım ilhamlar aldı ve derhal tevbe etti. Çünkü Allah tevbeleri kabul eden ve merhameti bol olandır.

38. Dedik ki: Hepiniz cennetten inin! Eğer benden size bir hidayet gelir de her kim hidayetime tâbi olursa onlar için herhangi bir korku yoktur ve onlar üzüntü çekmezler.

39. İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar cehennemliktir, onlar orada ebedî kalırlar.

40. Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetlerimi hatırlayın, bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki, ben de size vâdettiklerimi vereyim. Yalnızca benden korkun.

   ----diyanet meali---
IP
nazge
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge
Üye Bilgileri  
Kayıt Tarihi: 08-Ağustos-2007
Konum: Bursa
Kullanıcı No.: 1926
Mesajlar: 138
Üye Durumu:

Teşekkür Bilgileri 
Hak Puan : 80
Kidem : 13
OrtalamaHak : % 1
Irtibar :9

Alıntı nazge Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 25-Ağustos-2007 Saat 09:05
           bismillahirrahmanirrahim
 

41. Elinizdekini (Tevrat'ın aslını) tasdik edici olarak indirdiğime (Kur'an'a) iman edin. Sakın onu inkâr edenlerin ilki olmayın! Âyetlerimi az bir karşılık ile satmayın, yalnız benden (benim azabımdan) korkun.

42. Bilerek hakkı bâtıl ile karıştırmayın, hakkı gizlemeyin.

43. Namazı tam kılın, zekâtı hakkıyla verin, rükû edenlerle beraber rükû edin.

44. (Ey bilginler!) Sizler Kitab'ı (Tevrat'ı) okuduğunuz (gerçekleri bildiğiniz) halde, insanlara iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz? Aklınızı kullanmıyor musunuz?

45. Sabır ve namaz ile Allah'tan yardım isteyin. Şüphesiz o (sabır ve namaz), Allah'a saygıdan kalbi ürperenler dışında herkese zor ve ağır gelen bir görevdir.

  ---diyanet meali--
IP
nazge
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge
Üye Bilgileri  
Kayıt Tarihi: 08-Ağustos-2007
Konum: Bursa
Kullanıcı No.: 1926
Mesajlar: 138
Üye Durumu:

Teşekkür Bilgileri 
Hak Puan : 80
Kidem : 13
OrtalamaHak : % 1
Irtibar :9

Alıntı nazge Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 25-Ağustos-2007 Saat 09:08
   bismillahirrahmanirrahim
 

46. Onlar, kesinlikle Rablerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini düşünen ve bunu kabullenen kimselerdir.

47. Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve sizi (bir zamanlar) cümle âleme üstün kıldığımı hatırlayın.

48. Öyle bir günden korkun ki, o günde hiç kimse başkası için herhangi bir ödemede bulunamaz; hiç kimseden (Allah izin vermedikçe) şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz; onlara asla yardım da yapılmaz.

49. Hatırlayın ki, sizi, Firavun taraftarlarından kurtardık. Çünkü onlar size azabın en kötüsünü reva görüyorlar, yeni doğan erkek çocuklarınızı kesiyorlar, (fenalık için) kızlarınızı hayatta bırakıyorlardı. Aslında o size reva görülenlerde Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.

50. Bir zamanlar biz sizin için denizi yardık, sizi kurtardık, Firavun'un taraftarlarını da, siz bakıp dururken denizde boğduk.

--diyanet meali--

IP
nazge
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge
Üye Bilgileri  
Kayıt Tarihi: 08-Ağustos-2007
Konum: Bursa
Kullanıcı No.: 1926
Mesajlar: 138
Üye Durumu:

Teşekkür Bilgileri 
Hak Puan : 80
Kidem : 13
OrtalamaHak : % 1
Irtibar :9

Alıntı nazge Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 25-Ağustos-2007 Saat 16:39
                       bismillahirrahmanirrahim
 

51. Musa'ya kırk gece (vahyetmek üzere) söz vermiştik. Sonra haksızlık ederek buzağıyı (tanrı) edindiniz.

52. O davranışlarınızdan sonra (akıllanıp) şükredersiniz diye sizi affettik.

53. Doğru yolu bulasınız diye Musa'ya Kitab'ı ve hak ile bâtılı ayıran hükümleri verdik.

54. Musa kavmine demişti ki: Ey kavmim! Şüphesiz siz, buzağıyı (tanrı) edinmekle kendinize kötülük ettiniz. Onun için Yaradanınıza tevbe edin de nefislerinizi (kötü duygularınızı) öldürün. Öyle yapmanız Yaratıcınızın katında sizin için daha iyidir. Böylece Allah tevbenizi kabul etmiş olur. Çünkü acıyıp tevbeleri kabul eden ancak O'dur.

55. Bir zamanlar: Ey Musa! Biz Allah'ı açıkça görmedikçe asla sana inanmayız, demiştiniz de bakıp durur olduğunuz halde hemen sizi yıldırım çarpmıştı.

          --diyanet meali--
IP
nazge
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge
Üye Bilgileri  
Kayıt Tarihi: 08-Ağustos-2007
Konum: Bursa
Kullanıcı No.: 1926
Mesajlar: 138
Üye Durumu:

Teşekkür Bilgileri 
Hak Puan : 80
Kidem : 13
OrtalamaHak : % 1
Irtibar :9

Alıntı nazge Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 27-Ağustos-2007 Saat 09:16
           bismillahirrahmanirrahim
 
56. Sonra ölümünüzün ardından sizi dirilttik ki şükredesiniz.

57. Ve sizi bulutla gölgeledik, size kudret helvası ve bıldırcın gönderdik ve "Verdiğimiz güzel nimetlerden yeyiniz" (dedik). Hakikatta onlar bize değil sadece kendilerine kötülük ediyorlardı.

58. (İsrailoğullarına:) Bu kasabaya girin, orada bulunanlardan dilediğiniz şekilde bol bol yeyin, kapısından eğilerek girin, (girerken) "Hıtta!" (Yâ Rabbi bizi affet) deyin ki, sizin hatalarınızı bağışlayalım; zira biz, iyi davrananlara (karşılığını) fazlasıyla vereceğiz, demiştik.

59. Fakat zalimler, kendilerine söylenenleri başka sözlerle değiştirdiler. Bunun üzerine biz, yapmakta oldukları kötülükler sebebiyle zalimlerin üzerine gökten acı bir azap indirdik.

60. Musa (çölde) kavmi için su istemişti de biz ona: Değneğinle taşa vur! demiştik. Derhal (taştan) oniki kaynak fışkırdı. Her bölük, içeceği kaynağı bildi. (Onlara:) Allah'ın rızkından yeyin, için, sakın yeryüzünde bozgunculuk etmeyin, dedik.

     --diyanet meali--
IP
Yolcu
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge
Üye Bilgileri  
Kayıt Tarihi: 11-Ağustos-2007
Konum: İstanbul
Kullanıcı No.: 1990
Mesajlar: 316
Üye Durumu:

Teşekkür Bilgileri 
Hak Puan : 190
Kidem : 18
OrtalamaHak : % 3
Irtibar :21

Alıntı Yolcu Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 29-Ağustos-2007 Saat 14:23
61. Hani, “Ey Mûsâ! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek, soğan versin” demiştiniz. O da size, “İyi olanı düşük olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Öyle ise inin şehre! İstedikleriniz orada var” demişti. Böylece zillet ve yoksulluk onları kapladı. Onlar, Allah’ın gazabına uğradılar. Bunun sebebi, onların; Allah’ın âyetlerini inkâr ediyor, peygamberleri de haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmek ve aşırı gitmekte oluşlarıydı.
 
62. Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile, Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sâbiîlerden (her bir grubun kendi şeriatında) “Allah’a ve ahiret gününe inanan ve salih ameller işleyenler için Rableri katında mükafat vardır; onlar korkuya uğramayacaklar, mahzun da olmayacaklardır” (diye hükmedilmiştir).
 
63. Hani, (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tûr dağını da tepenize dikmiş ve “Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab’ı sıkı tutun, onun içindekileri düşünün (gafil olmayın)” demiştik.
 
64. Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah’ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı herhalde ziyana uğrayanlardan olurdunuz.
 
65. Şüphesiz siz, içinizden Cumartesi yasağını çiğneyenleri bilirsiniz. Biz onlara, “Aşağılık maymunlar olun” demiştik.
 
(Diyanet Meali)
 

Düzenleyen Yolcu - 29-Ağustos-2007 Saat 14:28
IP
Yolcu
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge
Üye Bilgileri  
Kayıt Tarihi: 11-Ağustos-2007
Konum: İstanbul
Kullanıcı No.: 1990
Mesajlar: 316
Üye Durumu:

Teşekkür Bilgileri 
Hak Puan : 190
Kidem : 18
OrtalamaHak : % 3
Irtibar :21

Alıntı Yolcu Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 29-Ağustos-2007 Saat 14:34
66. Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.
 
67. Hani Mûsâ kavmine, “Allah size bir sığır kesmenizi emrediyor” demişti. Onlar da, “Sen bizimle eğleniyor musun?” demişlerdi. Mûsâ, “Kendini bilmez cahillerden olmaktan Allah’a sığınırım” demişti.
 
68. “Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın.” dediler. Mûsâ şöyle dedi: “Rabbim diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe, ikisi arası bir sığırdır. Haydi emrolunduğunuz işi yapın.”
 
69. Onlar, “Bizim için Rabbine dua et de, rengi neymiş? açıklasın” dediler. Mûsâ şöyle dedi: “Rabbim diyor ki, o, sapsarı; rengi, bakanların içini açan bir sığırdır” dedi.
 
70. “Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın. Çünkü sığırlar, bizce, birbirlerine benzemektedir. Ama Allah dilerse elbet buluruz” dediler.
 
(Diyanet Meali)
 

Düzenleyen Yolcu - 29-Ağustos-2007 Saat 14:36
IP
nazge
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge
Üye Bilgileri  
Kayıt Tarihi: 08-Ağustos-2007
Konum: Bursa
Kullanıcı No.: 1926
Mesajlar: 138
Üye Durumu:

Teşekkür Bilgileri 
Hak Puan : 80
Kidem : 13
OrtalamaHak : % 1
Irtibar :9

Alıntı nazge Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 31-Ağustos-2007 Saat 08:56
        bismillahirrahmanirrahim
 

71. (Musa) dedi ki: Allah şöyle buyuruyor: O, henüz boyunduruk altına alınmayan, yer sürmeyen, ekin sulamayan, serbest dolaşan (salma), renginde hiç alacası bulunmayan bir inektir. "İşte şimdi gerçeği anlattın" dediler ve bunun üzerine (onu bulup) kestiler, ama az kalsın kesmeyeceklerdi.

72. Hani siz bir adam öldürmüştünüz de onun hakkında birbirinizle atışmıştınız. Halbuki Allah gizlemekte olduğunuzu ortaya çıkaracaktır.

73. "Haydi, şimdi (öldürülen) adama, (kesilen ineğin) bir parçasıyla vurun" dedik. Böylece Allah ölüleri diriltir ve düşünesiniz diye size âyetlerini (Peygamberine verdiği mucizelerini) gösterir.

74. (Ne var ki) bunlardan sonra yine kalpleriniz katılaştı. Artık kalpleriniz taş gibi yahut daha da katıdır. Çünkü taşlardan öylesi var ki, içinden ırmaklar kaynar. Öylesi de var ki, çatlar da ondan su fışkırır. Taşlardan bir kısmı da Allah korkusuyla yukardan aşağı yuvarlanır. Allah yapmakta olduklarınızdan gafil değildir.

75. Şimdi (ey müminler!) onların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa ki onlardan bir zümre, Allah'ın kelâmını işitirler de iyice anladıktan sonra, bile bile onu tahrif ederlerdi.

    --diyanet meali--
IP
nazge
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge
Üye Bilgileri  
Kayıt Tarihi: 08-Ağustos-2007
Konum: Bursa
Kullanıcı No.: 1926
Mesajlar: 138
Üye Durumu:

Teşekkür Bilgileri 
Hak Puan : 80
Kidem : 13
OrtalamaHak : % 1
Irtibar :9

Alıntı nazge Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 03-Eylül-2007 Saat 18:07
      bismillahirrahmanirrahim
 

76. (Münafıklar) inananlarla karşılaştıklarında "İman ettik" derler. Birbirleriyle başbaşa kaldıkları vakit ise: Allah'ın size açtıklarını (Tevrat'taki bilgileri), Rabbiniz katında sizin aleyhinize hüccet getirmeleri için mi onlara anlatıyorsunuz; bunları düşünemiyor musunuz? derler.

77. Onlar bilmezler mi ki, gizlediklerini de açıkça yaptıklarını da Allah bilmektedir.

78. İçlerinde bir takım ümmîler vardır ki, Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Bütün bildikleri kulaktan dolma şeylerdir. Onlar sadece zan ve tahminde bulunuyorlar.

79. Elleriyle (bir) Kitap yazıp sonra onu az bir bedel karşılığında satmak için "Bu Allah katındandır" diyenlere yazıklar olsun! Elleriyle yazdıklarından ötürü vay haline onların! Ve kazandıklarından ötürü vay haline onların!

80. İsrailoğulları: Sayılı birkaç gün müstesna, bize ateş dokunmayacaktır, dediler. De ki (onlara): Siz Allah katından bir söz mü aldınız -ki Allah sözünden caymaz-, yoksa Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?

 

        --diyanet meali--

IP
nazge
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge
Üye Bilgileri  
Kayıt Tarihi: 08-Ağustos-2007
Konum: Bursa
Kullanıcı No.: 1926
Mesajlar: 138
Üye Durumu:

Teşekkür Bilgileri 
Hak Puan : 80
Kidem : 13
OrtalamaHak : % 1
Irtibar :9

Alıntı nazge Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 03-Eylül-2007 Saat 18:12
                         bismillahirrahmanirrahim
 

81. Hayır! Kim bir kötülük eder de kötülüğü kendisini çepeçevre kuşatırsa işte o kimseler cehennemliktirler. Onlar orada devamlı kalırlar.

82. İman edip yararlı iş yapanlara gelince onlar da cennetliktirler. Onlar orada devamlı kalırlar.

83. Vaktiyle biz, İsrailoğullarından: Yalnızca Allah'a kulluk edeceksiniz, ana-babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz diye söz almış ve "İnsanlara güzel söz söyleyin, namazı kılın, zekâtı verin" diye de emretmiştik. Sonunda azınız müstesna, yüz çevirerek dönüp gittiniz.

84. (Ey İsrailoğulları!) Birbirinizin kanını dökmeyeceğinize, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacağınıza dair sizden söz almıştık. Her şeyi görerek sonunda bunları kabul etmiştiniz.

85. Bu misakı kabul eden sizler, (verdiğiniz sözün tersine) birbirinizi öldürüyor, aranızdan bir zümreyi yurtlarından çıkarıyor, kötülük ve düşmanlıkta onlara karşı birleşiyorsunuz. Onları yurtlarından çıkarmak size haram olduğu halde (hem çıkarıyor hem de) size esirler olarak geldiklerinde fidye verip onları kurtarıyorsunuz. Yoksa siz Kitab'ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Sizden öyle davrananların cezası dünya hayatında ancak rüsvaylık; kıyamet gününde ise en şiddetli azaba itilmektir. Allah sizin yapmakta olduklarınızdan asla gafil değildir.

      --diyanet meali--

IP
Yolcu
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge
Üye Bilgileri  
Kayıt Tarihi: 11-Ağustos-2007
Konum: İstanbul
Kullanıcı No.: 1990
Mesajlar: 316
Üye Durumu:

Teşekkür Bilgileri 
Hak Puan : 190
Kidem : 18
OrtalamaHak : % 3
Irtibar :21

Alıntı Yolcu Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 04-Eylül-2007 Saat 18:55

86. Onlar, ahireti verip dünya hayatını satın alan kimselerdir. Artık bunlardan azap hiç hafifletilmez. Onlara yardım da edilmez.

 

87. Andolsun, Mûsâ’ya Kitabı (Tevrat’ı) verdik. Ondan sonra ardarda peygamberler gönderdik. Meryemoğlu İsa’ya mucizeler verdik. Onu Ruhu’l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Size herhangi bir peygamber, hoşunuza gitmeyen bir şey getirdikçe, kibirlenip (onların) bir kısmını yalanlayıp bir kısmını da öldürmediniz mi?

 
88. “Kalplerimiz muhafazalıdır” dediler. Öyle değil. İnkarları sebebiyle Allah onları lânetlemiştir. Bu yüzden pek az iman ederler.
 
89. Kendilerine ellerindekini (Tevrat’ı) tasdik eden bir kitap (Kur’an) gelince onu inkar ettiler. Oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile) inkarcılara (Arap müşriklerine) karşı yardım istiyorlardı. (Tevrat’tan) tanıyıp bildikleri (bu peygamber) kendilerine gelince ise onu inkar ettiler. Allah’ın lâneti inkarcıların üzerine olsun.
 
90. Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah’ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkar etmeleri ne kötüdür! Bu yüzden gazap üstüne gazaba uğradılar. İnkâr edenlere alçaltıcı bir azap vardır.

 

(Diyanet Meali)

 

 

Düzenleyen Yolcu - 04-Eylül-2007 Saat 18:57
IP
Sayfa   95 Sonraki >>
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma



Bu Sayfa 0,125 Saniyede Yüklendi.

Design By : Http://www.telebilgi.com

Design By : Damla Etiket - Http://www.ideal-reklam.com
Damla Etiket - Http://www.idealreklam.net
damla etiket

Damla Etiket Üretiminde bir numara - Http://www.damlaetiket.net