Çiftçi artık sigorta yaptırmıyor : ‘Maliyetini karşılamadığı için…’

ciftci artik sigorta yaptirmiyor maliyetini karsilamadigi icin 2jJRREQy.jpg

“`html

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer’den Tarım Sigortası Uyarısı

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Niğde’de yerel bir çiftçi ailesiyle yapmış olduğu görüşmede, tarım sigortası sistemindeki sıkıntılar, artan maliyetlerin üreticiler üzerindeki etkisi ve plansız üretim sorunlarının çiftçileri her yıl yeni risklerle karşılaştırdığını vurguladı. Gürer, “İklim değişikliği nedeniyle çiftçilerin tarım sigortası yaptırmaları artık elzem bir hale geldi. Ancak mevcut sistem çiftçilerin çıkarlarına hizmet etmiyor. TARSİM’in yeniden yapılandırılması ve tüm çiftçileri kapsayan bir güvence sunması gerekiyor” şeklinde konuştu.

Tarım Sigortalarının Yeniden Gözden Geçirilmesi Şart!

Gürer, çiftçilerin TARSİM sigortasına olan ilgisizliğinin sebeplerini açıkladı ve bir araştırmaya göre çiftçilerin %43’ünün primleri yüksek bulduğunu belirtti. “Üründen kazandığım parayı TARSİM’e yatırırsam geri kalanla geçinmem mümkün değil” diyen çiftçiler mevcut durumu yetersiz bulduklarını ifade etti. Yüzde 34’ü ise sigortayı gereksiz bulduğunu dile getirdi, çünkü risklerin ne zaman ortaya çıkacağını kestiremiyorlar. Ek olarak, birçok çiftçi hasar ödemelerinin yetersiz olduğunu da kaydetti. 2025 yılında yaşanan don felaketi sırasında sigorta yaptıran birçok çiftçi bile zarar gördü. Bu durum, tarım sigortalarının acil bir şekilde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini açıkça ortaya koyuyor” dedi.

Maliyetler Yüksek, Kâr İmkanı Neredeyse Yok

Niğdeli bir çiftçi, sigorta yaptırmadığını söylerken, “Maliyetler çok yüksek, karşılayamıyorum. Karnabahar, brokoli, domates, karalahana gibi ürünler yetiştiriyoruz ancak sigorta yaptırırsak elimizde bir şey kalmıyor. Dolu yağar, sel olur; ama maliyetler karşılanmadığı için kimse uğraşmıyor” diye belirtti. Başka bir üretici ise “Dönüm başına 30-40 bin lira yatırım yapıyoruz. 30-40 dönüm ekmek, toplamda 1.5-2 milyon lira masraf demek. Sigorta için bütçe ayırdığımızda kârımız kalmıyor” ifadelerini kullandı.

Gürer, çiftçilerin ifadelerine yanıt vererek, “Girdi maliyetleri oldukça yüksek. Üreticilik yapmak her geçen gün zorlaşıyor. Bir de sigorta ödemesi eklenince çiftçinin elinde hiçbir şey kalmıyor” dedi.

Çiftçilerin Zararı Mutlaka Karşılanmalı

Ömer Fethi Gürer, çiftçilerin don ve dolu sebebiyle büyük zararlar yaşadığını vurguladı. “Bugün sigorta yaptırmayan çiftçilerin bahçe ürünleri ciddi şekilde zarar görüyor. Don etkisi çok büyük. ÇKS kaydı olsun olmasın, çiftçinin zararlarının mutlaka telafi edilmesi gerekiyor. Çünkü tarımın sürdürülebilirliği ülkemiz açısından oldukça önemli. Eğer çiftçi yoksa, gıda ihtiyacımızı nereden karşılayacağız?” şeklinde konuştu.

Verimsizlik ve İstikrarsızlık Sıkıntıları

Bir çiftçi ailesi, ürün desenlerini sürekli değiştirmek zorunda kaldıklarını belirterek, “Patates ektik zarar ettik, mısır ektik yine kaybettik. Şimdi karnabahar ekiyoruz, bu üçüncü denememiz. Kendimiz pazarda satarak biraz kazanabiliyoruz, yoksa tarladan satış yapmak imkansız” ifadelerini kullandı.

Gürer, çiftçilerin üretim tercihlerindeki belirsizliklerin altını çizerek, “Araştırmalara göre çiftçilerin %74’ü her yıl bildiği ürünü ekiyor. Fiyat artışı beklentisiyle ürün desenini değiştirenlerin oranı %36. Üretimi kolay olduğu için tercih edenler %28, hayvan yemi için ekenler %27, alıcısı fazla olan ürün diyenler %26, az su isteyen ürünleri tercih edenler ise %21. Yani çiftçiler, her yıl denemelerle üretim yapıyorlar çünkü planlama eksikliği var. Bir yıl patates ekiyor zarar ediyor, ertesi yıl mısır deniyor, yine zarar ediyor. Tarımsal planlama son derece önemli” dedi.

Planlı Üretim, Geleceği Güvence Altına Alır

Görüşmeye katılan genç bir çiftçi, tarımdan kopmak istemediklerini belirtti. “Okul hayatımız bitti, babamızın işini sürdürmeye karar verdik. Eğitimde sorunlar var ama esas mesele planlama eksikliği. Planlı bir yapı olursa çiftçi en azından geleceğini görebilir. Geçen yıl ben bu üründen para kazandım, arkadaşım zarar etti çünkü o da anlamadı. Bu planlama eksikliği yüzünden herkes rastgele ekim yapıyor” diye konuştu.

Gürer, genç çiftçinin ifadelerine destek vererek, “İhtiyaçlara göre üretim yapılmalı, alım garantisi sağlanmalıdır. Devlet, ‘ürününü satamazsan ben buradayım’ demeli” şeklinde ekledi.

Son olarak, bir üretici kendi üretim ve satış olanaklarını kullandığı için devam edebildiğini belirtti:

“Ben kendi ürünümü pazarda satıyorum. Başkasına güvenmiyorum, çünkü o zaman ürünüm tarlada kalabiliyor. Kendi satış garantim olduğu için ekiyorum. Ama çiftçilerin %95’i başkasının eline bakıyor. Herkes, ürününü satacak alıcıyı bekliyor.”

“`