Türkiye’nin son dönemlerde en çok konuşulan güvenlik meselelerinden biri olan gençlik çeteleri, artık Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından dikkatle izleniyor. Gazeteci Fatih Altaylı, bu konudaki hassasiyeti, devlet içindeki yetkililerle yaptığı görüşmelerle ortaya koydu. Altaylı’nın aktardığına göre, “Daltonlar” ve “Casperlar” gibi isimlerle bilinen bu çeteler, sadece emniyet güçleri tarafından değil, MİT tarafından da “birinci öncelikli ulusal güvenlik meselesi” olarak takip edilmeye başlandı.
Devletin ilgisinin başka konulara yönelmesi nedeniyle bu çetelerin göz ardı edildiği ifade ediliyor. Altaylı’nın kaynakları, devletin gücünü daha büyük tehditlere odakladığını belirtiyor. PKK ile bağlantılı gruplar, uyuşturucu baronları ve siyasi etkiye sahip suç organizasyonlarıyla ilgilenirken, yanda gelişen çetelerin gözden kaçtığına dikkat çekiliyor. Bu yapılar, Meksika ve Brezilya’daki kartellere benzer bir sosyoekonomik ortamda filizlendiği ifade ediliyor.
Çeteleşmenin temelinde yanlış kentleşme ve sosyolojik faktörlerin yattığı belirtiliyor. Özellikle İstanbul’un bazı bölgeleri, çete faaliyetlerinin merkezi haline geldi. Esenyurt gibi yerlerin, kötü şehirleşmenin örnekleri olarak öne çıktığı, burada yaşanan sorunların 1990’ların ortalarına dayandığı vurgulanıyor.
MİT, ilk kez bu tehditlere karşı yeni bir pozisyon almış durumda. Daha önce yalnızca Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından takip edilen sokak çeteleri, artık en üst düzey istihbarat birimleri tarafından izleniyor. Altaylı’ya göre, MİT içinde daha önce bu tür organizasyonlar için bir yapı bulunmuyordu; ancak artık Milli İstihbarat Teşkilatı, sokak çetelerini ve varoş yapılanmalarını incelemek için harekete geçti. Bu değişim, Türkiye’nin güvenlik anlayışında önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor.