Ankara 69. Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam eden “rüşvet” ve “yolsuzluk” davasında, eski Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) İşletme Dairesi Başkanı Mehmet Cemil Acar, davada yaptığı savunmada AKP ile olan bağlantılarını öne çıkardı. Acar, “Cumhurbaşkanımızın en prestijli projesinde kritik görevler üstlendim. 28 yıllık çalışma hayatımın 22 yılını AKP hükümetleri altında şerefle geçirdim. Bu dava, Türk bürokrasisinin tarihinde bir kara leke olarak kalacaktır” ifadelerini kullandı.
Duruşmaya SEGBİS sistemiyle katılan tutuklu sanık Acar, hakkında hazırlanan bağımsız bilirkişi raporu hakkında bir yorum yapmadı ve tahliyesini talep etti. Acar’ın avukatı ise müvekkilinin mağdur edildiğini, olayın basında geniş yer bulmasıyla hak kaybı yaşandığını belirtti. Avukat, Acar’ın neredeyse infazını tamamladığını ve beraatini talep etti.
Savcı, Acar’ın tutukluluk halinin sürdürülmesini ve dosyaya yeni bir bilirkişi raporu eklenmesini talep etti. Acar, savcının talebine karşı çıkarak, durumun bir kamu davasından çıkma aşamasına geldiğini savundu. “Bir grup insanın kin ve nefretinin kurbanıyım. Benim mal varlığım ve aile durumum ortada. İki çocuğum var, nereye kaçabilirim?” diyerek savunmasını yaptı.
Acar’ın avukatı, müvekkilinin mal varlığına konulan tedbirler nedeniyle yurt dışına kaçma olasılığının olmadığını vurguladı. Aile kültüründe düğünlerde büyük miktarda altın takıldığını belirten avukat, bu durumun müvekkilinin finansal durumunu etkilediğini ifade etti.
Mahkeme, Acar’ın tutukluluk halinin devam etmesine ve yeni bir bilirkişi raporu alınmasına yönelik kararını açıkladı. Dava, 29 Haziran tarihine ertelendi.