Türkiye’nin tekstil sektörü, Avrupa pazarında önemli bir daralma ile karşı karşıya. 2024 yılı itibarıyla, Türkiye’nin Avrupa Birliği pazarındaki payı yüzde 12,4 oranında düşerken, 2023 yılına göre bu oran yüzde 21,6’ya ulaştı. Bu süreçte, Bangladeş, Pakistan ve Kamboçya gibi ülkeler Türkiye’yi geride bıraktı.
İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) tarafından hazırlanan “Avrupa Birliği Hazır Giyim ve Tekstil Pazarında Türkiye’nin Yeri” raporuna göre, Türkiye’nin AB’deki hazır giyim ve konfeksiyon pazarındaki payı 2023 yılında yüzde 11,7 seviyesindeyken, 2025 sonunda bu oran yüzde 9,2’ye kadar düşeceği öngörülüyor. Aynı dönemde, Bangladesh, Pakistan, Hindistan, Vietnam ve Kamboçya gibi rakip ülkeler, pazar paylarını artırmayı başardı. Rapora göre, AB’nin 2025 yılı hazır giyim ve konfeksiyon ithalatı, yüzde 2,2 artışla 101,9 milyar euroya ulaşacak. Bu alanda Çin, 31,5 milyar euro ile birinci sırada yer alırken, Bangladeş 19,8 milyar euro ile ikinci, Türkiye ise 9,4 milyar euro ile üçüncü büyük tedarikçi konumunda.
Ancak Türkiye’nin AB’ye hazır giyim ihracatı, bir yıl içinde yüzde 10,4 oranında geriledi. Türkiye’nin AB hazır giyim ve konfeksiyon pazar payının 2024 yılı itibarıyla yüzde 12,4, 2023 yılına göre ise yüzde 21,6 oranında düştüğü belirtildi. 2023 yılında yüzde 11,7 olan bu pay, 2024’te yüzde 10,5’e, 2025’te ise yüzde 9,2’ye kadar inmesi bekleniyor. İlk on tedarikçi ülke arasında Türkiye, Tunus, Fas, Myanmar ve kısmen Çin’in pazar payı gerilerken; Bangladeş, Pakistan, Hindistan, Vietnam ve Kamboçya gibi ülkelerin paylarını artırması dikkat çekiyor. Bu durum, küresel tedarik zincirindeki rekabetin yeniden şekillendiği görüşü ile değerlendiriliyor.
Kamboçya, AB hazır giyim ithalatında en hızlı yükselen ülkelerden biri oldu. Kamboçya’nın 2025 yılına kadar AB’ye hazır giyim ihracatı yüzde 14,5 artarak 4,5 milyar euroya ulaşacak. Pakistan ve Hindistan’ın ihracatı da yüzde 8,9 oranında artarken, Vietnam’ın artışı yüzde 9,9’a ulaştı. Buna karşın Türkiye, ihracatında yüzde 10,4 oranında bir daralma yaşadı. İhracat miktarında da Türkiye gerileme gösterdi; AB’ye yapılan hazır giyim ihracatı miktar olarak yüzde 12,2 azaldı. Aynı dönemde Kamboçya’nın ihracat miktarı yüzde 25,3, Hindistan’ın yüzde 17, Pakistan’ın ise yüzde 10,3 oranında artış kaydetti.
Türkiye, düşük maliyetli üreticilerden ayrılarak yüksek katma değerli ürün segmentine odaklandığını gösteriyor. 2025 yılı itibarıyla Türkiye’nin AB hazır giyim pazarındaki birim fiyatı kilogram başına 20,5 euro olarak belirlendi ve Türkiye, Tunus ve Fas sonrası en yüksek üçüncü birim fiyata sahip ülke oldu. Hazır giyim ürünlerinde ise kilogram başına birim fiyat 27 euroya yükseldi. Bu rakam, Vietnam ile aynı seviyede iken, Tunus ve Fas daha yüksek fiyatlı segmentlerde yer alıyor.
Tekstil ve hammaddeleri açısından Türkiye, AB’nin ikinci büyük tedarikçisi konumunu sürdürüyor. AB’nin tekstil ithalatının 2025’te yüzde 4 gerileyerek 18,2 milyar euroya inmesi beklenirken, Türkiye’den yapılan ithalat da yüzde 5,5 düşüşle 3,2 milyar euroya gerileyecek. Türkiye’nin pazar payı, hâlâ yüzde 17,6 seviyesinde kalacak. Tekstil alanında, Çin’in pazar payı ise yüzde 33,5’e yükselmiştir. Türkiye’nin tekstildeki payı 2024’te yüzde 17,8’e yükselmiş, ancak 2025 yılında yeniden yüzde 17,6’ya gerilemiştir.
Raporda, AB’nin uyguladığı ticaret rejimlerinin rekabette belirleyici bir rol oynadığına da dikkat çekiliyor. Türkiye, Gümrük Birliği sayesinde vergisiz erişim hakkına sahip olsa da, Bangladeş ve Myanmar gibi ülkelerin de benzer avantajlar sayesinde rekabette öne çıktığı gözlemleniyor.